Project Loon: Havada İnternet Var!

1Pek çoğumuz hayatlarımızı iyi hale getiren şeyin ne olduğunu durup düşünmüştür. Bugün diğer bütün kavramı bir kenara bırakırsak hayatımızı iyi hale getiren en mühim şeyin teknoloji olduğunu göreceğiz. Teknoloji insanlığın doğuşundan bu yana hayatımızı her dönem bir öncekinden daha kolay hale getirdi. En ilkel hali ile dumanla haberleşmeyi bile teknolojik bir gelişme sayabilirken, şu an teknolojinin karşısına koyabileceğimiz kavramlar çeyrek asır önce hayal dahi edilemezdi.

Bugün İnternet, evde, işte, yolda, tatilde ve her yerde zaruri bir ihtiyacımız haline geldi. Bir zamanların arama motoru, şimdilerinse teknoloji devi Google, bu ihtiyacı herkes hem de herkes için ücretsiz olarak karşılamayı hedefliyor. Üstelik bunu gökyüzü aracılığıyla yapmayı planlıyor.

Çoğumuza hayal gibi gelen onlarca projenin mimarı Google, bu kez tüm atmosferi saracak insansız sıcak hava balonlarıyla dünya genelinde kablosuz internet ağı oluşturacak. Bu teknolojiden yararlanabilmek için evinizde bir antene sahip olmanız yetiyor da artıyor bile. Görünürde tüm amaç interneti olmayan bölgelere bu hizmeti sağlayabilmek. Zira şu anki tahminlere göre dünyada hala internet erişimi olmayan 5 milyar insan var.

Tüm Dünya İçin Kim İnternet Getirecek?

2Bugün “İnternet kullanılmayan bir sektör söyleyebilir misiniz?” sorusu için saatlerce kafa yormamız gerekebilir. Ama gerçek anlamda tüm insanlığın ihtiyacı bu hizmete geniş çapta yanıt veren uluslararası bir işletmeden bahsedemiyoruz.

Besini olmayan bölgelere besin, sağlık konusunda geri kalmış ülkelere doktor ve bunun gibi birçok gereksinme için yardım eden gönüllü kuruluş var. Ancak mavi gezegen tüm işlerini bu elektronik iletişim ağından yürütürken onu gönüllü olarak dünyaya dağıtan bir organizasyon şu ana kadar yoktu. Eğer Google projesini gerçeğe dönüştürebilirse, bu alanda ilk olacak diyebiliriz.

Google’ın geçtiğimiz yıl açıkladığı rakamlara göre 4 milyar 800 milyon insanın şu an interneti yok. Bunun en büyük nedenleri fakirlik ve altyapı eksikliği. Google bu altyapı eksikliğini bazı coğrafi nedenlere de bağlıyor: ormanlık, dağlık ve karaya uzak toprak parçaları.

Tüm bu raporları teknodünyanın gözünün önüne seren Google, “Ne kadar çok internet erişimi, o kadar çok Google” sloganı ile eğitimsiz çocuklara eğitim, yolculuk yapamayan hastalara sağlık ve çiftçilere kullanışlı hava durumu bilgileri sunmayı planlıyor. Öğrencileri öğretmenlerle, hastaları doktorla buluşturacak bu internet ağıyla daha aklımıza gelmeyen bir çok problemin çözülme olasılığı var. Ayrıca firmanın diğer bir amacı da felaketlerde arama-kurtarma ekiplerine internet imkanını sağlamak.

Önce bu projede kendisine en büyük desteği verecek bir hava aracı şirketi satın almak amacıyla yola çıkan Google, atmosferik uydular üreten New Mexico merkezli Titan Aerospace’i satın almak üzere masaya oturduğunda, karşısında benzer amaçlara sahip bir başka büyük rakip vardı. Yıllardır Loon’a benzeyen İnternet.org adında başka bir proje üzerinde çalışan ‘Facebook’, güneş panelli uydular üreten bu firmanın peşindeydi. Ancak satın alımı Google gerçekleştirdi. Bu yarışı geçtiğimiz Mart ayında kaybeden Facebook ise yine aynı sektörde çalışan İngiltere merkezli Ascenta şirketine yöneldi ama yüksek olasılıkla Google’ın projesi için attığı adımların büyüklüğü nedeniyle biraz geri planda kalmayı tercih ederek bu satın alımdan da vazgeçti.

Nedir Bu Loon?

3Söz konusu sıcak hava balonları tam şişirildiği zaman 12 metre yüksekliğe  ve 15 metre genişliğe ulaşıyor. Bu dev yapılar, standart alışveriş torbalarından 3 kat daha kalın polietilen plastik levhalardan yapılmış. Yalnızca bu kalınlık bile, 20 km yüksekten uçacak balonun o kadar yüksekteki basınca dayanmasını sağlıyor ve patlamaya engel oluyor.

Proje için tasarlanan balonların içinde radyo anteni, Linux işletim sistemi kurulu mini bir bilgisayar, yükseklik kontrol sistemi ve güneş panelleri var. Balonun tüm hareketini yönetecek, çevresel bilgileri toplayarak ve balonun  yolladığı Wi-fi sinyallerini algılayarak Google Komut Merkezi’ni haberdar edecek olan ekipman bu mini bilgisayarın içinde. Bilgisayarda Wi-Fi bileşenleri, GPS, sıcaklık ve  hareket sensörleri bulunuyor.

Balonların birbiriyle ve karayla iletişimi için, özel radyo frekans teknolojisi ile donatılmış antenler kullanılıyor. Google, gerekli tüm sinyallerin 20 km’lik çıkışın ardından yüksekliğini koruyan balonlardan evlere ya da iş yerlerine monte edilmiş özel antenlere aktarılacağını iddia ediyor.

Açıklamaya göre, balonlar üzerinden aktarılan ağ trafiği, yer altında zaten varolan internet altyapısına yani fiber kablolara iletiliyor. Bu da Google’ın Wi-fi dağıtırken kaynağını zaten olan bir yapıdan temin ettiğini gösteriyor. Yani asıl iş üretim değil, dağıtım.

4Gerekli koşullar sağlandığında her balon teknik olarak 1000 km2lik bir alan içinde İnternet erişimi sağlayabiliyor. Yani bu da aslında çok fazla değil yalnızca, birkaç bin balon ve antenler ile dünyadaki herkesin İnternet’e bağlanabilmesi anlamına geliyor.

Peki Bu İnternet Balonları Yeterince Akıllı mı?

Asıl merak edilen ise balonların, çarpma, düşme, bozulma gibi riskler taşıyor olma ihtimali. Google bu soruları şöyle yanıtlıyor:

Helyum dolu balonlar gerekli durumlarda Google Komut Merkezi’nden yönlendiriliyor. Balonlar stratosfer denilen alanda uçuyorlar. Yükseklikleri uçakların yere olan mesafesinden iki kat daha fazla olduğundan çarpışma riski yok. Ayrıca akıllı balonlar birbirlerinin yerlerini yine birbirlerine gönderdikleri sinyaller vasıtasıyla biliyor. Balonların GPS sensörleri de bu işe yarıyor.

Google Komut Merkezi sayesinde balonlar istenirse yerden söndürülüp şişirilebiliyor. Balonların yüksekliği ve hızı yine bu merkezden ayarlanıyor. Herhangi bir balon servis dışı olduğunda bir paraşüt gibi yavaş ve kontrollü şekilde iniş yapıyor. Ancak dünya çevresindeki yolculukları rüzgarlar vasıtasıyla gerçekleşiyor.

Balonlar yükseldikçe basınca olan dayanıklığı da bir o kadar artıyor. Google, bu balonları süper basınçlarda kullanılmak üzere tasarlamış ve oldukça uzun ömürlü olan internet gemileri 100 gün havada kalabiliyor. Eskiyen balon alçalarak karaya inip, yerine yeni bir balon gönderiliyor.

Proje Gerçekleştirilebilir Düzeyde mi?

5Proje bu kadar güzel de acaba gerçekleştirilebilir mi? Yıllar öncesinin filmleriyle hayatımıza giren bilgisayardan gözlükleri, ‘Google Glass’ ile hayalden gerçeğe dönüştüren ve ‘Self-Driving Car’ projesiyle sürücüsüz araba üretmeyi başaran Google, Loon projesinde de oldukça iddialı ancak  bu konuda onunla aynı fikirde olmayan çok sayıda mühendis var.

Balon pilotu Per Lindstrand ve Sir Richard Branson, bu kadar yüksekten uçan balonların patlayacağını hatta 1 dakika bile havada kalmaya dayanamayacaklarını iddia ediyor.

Başka bir iddiaya göre ise helyum balonlarının havadaki ömrü en fazla 4 gün ve binlerce balonu aynı anda atmosfere salarsanız er ya da geç dünyanın kutup noktalarında birikecekler. Eğer havada asılı kalınması isteniyorsa balonlar yerine zeplinler ya da yakıtlı başka hava araçları kullanılmalı diyenler var.

Fakat Google Labaratuvarları’ndan gelen yanıt net: “Bu balonlar 100 gün havada kalabilir”.

Google’ın Bu Projesi Kanunlara Uygun mu?

Politik ve etik unsurlar da Google’ın sorunları arasında. Bazı ülkelerin uluslararası platformda kuralları kesin. Ayrıca Çin ya da Rusya gibi ülkelerin kendi hava sahası içinde başıboş gezinen ve bölgeden izinsiz bilgi toplama ihtimali olan balonlara ses çıkarmayacağını düşünmek mantıklı değil.

6Ayrıca kimi açıklamara göre ülkelerin hava sahası sınırı balonların uçtuğu yükseklikten çok daha fazlasını içine alıyor ve dünyada Google’ın sicili gizlilik politikaları açısından pek de temiz sayılmıyor.

Bazı teknoloji danışmanlarını düşündüren başka bir mesele ise Google’ın gerçekten neyi amaçladığı. Kimilerine göre firma, 5 milyar yeni kullanıcıyı bünyesine kazandırmak istediği için İnterneti olmayan bölgelere network sağlama gibi bir hayalden bahsediyor. Çünkü aslında şu an birçok  geri kalmış ülkede 3G bağlantısı var ancak kullanılmamasının nedeni yüksek maliyetler. Yani sektörün içinde olan yetkililere göre Google’ın bu stratejisi sadece göz boyamaktan ibaret.

Tüm bunları bir kenara bıraksak bile bir zamanların teknoloji devi Microsoft’un ortak kurucusu Bill Gates, geçtiğimiz yaz Project Loon için şunları söylemişti:

“Sıtmadan ölürken sanırım yukarı bakıp bu balonu göreceksiniz. Ama bu balonun size nasıl yardım edeceğini bilmiyorum. İshal olan bir çocuğu iyileştirecek web sitesi de yok. Dijital devrime yürekten inananlardanım. Büyük sağlık merkezlerini, okulları birbirine bağlamak iyi şeyler. Ancak düşük gelirli ülkelerde bunun ne kadar işe yarayacağı tartışılır. Tabii, sıtma açısından direkt olarak bir şey yapacağınızı söylüyorsanız, bu ayrı bir konu.”

Son olarak,

7Kim ne derse desin projenin uygulanabilir olup olmadığını öğrenmek için zamana ihtiyaç var. Çünkü Project Loon hala test aşamasında. Pilot testin ilk aşaması Yeni Zelanda’da haziran ayında gerçekleştirdi. Rüzgar, güneş enerjisi ve bileşik algoritmalardan oluşan ve gökyüzüne bırakılan 30 balon Yeni Zelanda’dan başlayarak Antartika’ya kadar açık okyanus üzerinde gezinerek 22 günlük test turunu görünürde başarıyla tamamlamıştı.

Eğer Google tüm etik ve politik sorunları bir şekilde çözer ve teknik olarak yeterli altyapıyı oluşturarak atılımını bir ürüne dönüştürmeyi başarabilirse, fiber kablo döşenmesinin zor olduğu bölgelerde, özellikle de Afrika ve Güneydoğu Asya’da İnternet kullanımının artacağı ortada.

Ancak test turunu tamamlayan balonların ardından Google, proje konusundaki sessizliğini hala koruyor ve bu ne zamana kadar devam edecek belirsiz. Hayalin gerçek olup olmayacağını ve insanlığa ne derecede faydalı olacağını ise zaman gösterecek.

 

Like
1

Cemre Yavuz

Cumhuriyet Gazetesi - Editör / İTÜ - Matematik Müh. / Huzur isyandadır. www.cemreyavuz.com

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir