Mars: War Logs İncelemesi

Sen savaşla Mars’ı karıştırmışsın.

Steam uygulaması geldiğinden beri oyun konusunda da tüketici bir duruma ulaştık. Steam mağazası bize gerekli gereksiz birçok içerik sunuyor fakat biz süslü fragmanlar ve gereksiz kullanıcı yorumları ile kandırılıp kötü veya ilgimizi çekmeyecek oyunların da pençesine düşüyoruz . Özellikle indirim dönemlerinde bu durum bir alışveriş çılgınlığı haline geliyor ve tüketemeyeceğimiz içeriği yani beğenmeyeceğimiz veya kötü diyebileceğimiz oyunları satın alıyoruz. İşte, Fransız yapımcı Focus’un RPG oyunlarına ilgi duyma ve Mars: War Logs’u denemeye karar verme sürecim tamamen yukarıda bahsettiğim gibi gerçekleşti. Güzel bir RPG oyunu ile karşılaşmayı beklerken dünyanın (hatta Mars’ın) en ilginç oyunlarından biri ile karşılaştığımı söyleyebilirim. Sözü fazla uzatmadan incelemeye geçiyorum.

Senaryo mu? O da ne.

Hikayemiz teknolojinin ilerlemiş ve insanların Mars’ta yaşamaya başlamış olduğu bir dönemde geçiyor. Mars’ta Aurora and Abundance adı verilen iki büyük koloni bulunuyor ve aralarında büyük bir savaş var. Adı gibi masum olan karakterimiz Innocence, Mars’ta yaşayan sıradan bir ailenin çocuğu.  Mahallede arkadaşlarıyla futbol oynayarak vakit geçirirken bir anda ordudan emir gelir ve asker olur. Birkaç savaşa katıldıktan sonra olaylar gelişir ve kendini esir olarak bulur.  Hapishanede kötü adamlar onu köşeye sıkıştırır, başka bir mahkum onu kötü adamların elinden kurtarır ve hapishaneden kaçma planları yapmaya başlarlar. İşte, kurtarıcı mahkum Roy bizim oynadığımız karakter. Geçmişi hakkında birşey bilmesek de, Innocence’yi korumaya çalışması ile ilgimizi çekiyor ve bu arkadaşın peşine takılıyoruz. Prison Break dizisini aratmayacak planlar yapılarak hapishane kaçışı planlanıyor ve olaylar gelişiyor.

mars-war-logs_529

Oyunda güzel bir hikaye başlangıcı yapılsa da senaryo tamamen karmakarışık bir durumda. Oyunda 1. saatin sonunda “Ne yapmaya çalışıyordum ben?” derken, 3. saati devirdiğinizde “Bu adamlar kimdi yaa?” şeklinde ufak hafıza yoklamaları yaşamanız muhtemel. Bunun büyük bir sebebi senaryonun zaten saçma olması ve Fransız firmanın İngilizce çeviriyi yapamamış olması. Firma bu durumu anladıktan sonra tekrar çeviri yapmış ve sonuç maalesef aynı. Senaryonun saçma olmasının bir diğer sebebi de yan görevler, daha doğrusu tüm görevler. Oyundaki amacınız zaten belli değil, karakteri tanımıyorsunuz, asıl amacınız belli olmadığı için hangi görevin ana görev olduğunu söylemek de güç. Oyuna bir tutorial bile koyulmadığından görevlere nasıl gidileceğini haritadan kendiniz bulmak zorundasınız. Bulduğunuz NPCler ile konuşarak haritanın bir yerinden başka yerine gidip kutuya silah saklıyor, başkasıyla konuşuyor, 3-5 adam pataklıyorsunuz ve oyun genel olarak böyle devam ediyor. Görevlerin içeriği sadece amaçsız değil, gereksiz ve saçma. Uyuşturucu kaçakçıları ile anlaşıp, sahte kimlik çıkartmak, cinayeti çözmek gibi konuyla hiç alakası olmayan şeyleri yapıp duruyorsunuz.

ne yapacaktım ben

Senaryo konusunda “yapılmaya çalışılmış” en güzel şey ise verdiğiniz cevapların senaryoyu yönlendirmesi. Ama bu işi de beceremeyen Fransız ekip hikaye seçimli yerine bol buglı bir oyun ile karşımıza çıkmış. Yapmayı bilmiyorsanız yapmasaydınız keşke!

Bu tuş tekme mi atıyordu?

Önceden de bahsettiğim gibi oyunda herhangi bir tutorial(eğitim) seçeneği bulunmuyor. Bunun sonucu olarak tuş deneyerek veya ayarlardan kontroller bölümünden bakıp ne olduğunu çözmeye çalışarak oynamaya çalışıyoruz. Konsollar için yapıldığı belli olsa da böyle bir umursamazlık olamaz. Doğru tuşları 6. his ile bulacağımızı düşünmüş olduklarına inanıyorum(!).

Mars-War-Logs-Combat

Oyunda klasik hack’n slash dövüş sistemi üzerine kurulmuş. Bunun yanında skill(yetenek) sistemi de bulunuyor. Dövüşlerde diğer oyunlardan alıştığımız saldırı, savunma ve yuvarlanma opsiyonumuz bulunuyor. Q tuşuna bastığımızda ise oyun yavaşlıyor ve kullanmak istediğimiz yeteneği seçiyoruz. Düşmana kum fırlatmak, elektrik topu atmak, elektriksel alan ile zırh yapmak ve silahımızı elektrik ile şarj etmek gibi yetenekler bulunuyor. Bunların dışında 3 farklı kategori ile oluşturduğumuz yetenek ağacı bulunuyor. Gizlilik ve nişancılık, yakın dövüş ve technomancy(elektriksel yetenekler) bölümlerini kullanarak karakterimizi uygun alanda eğitebiliyoruz.

skill tree

Yetenek ağacı kavramını gördükten sonra hemen ümitlenmeyin derim. “Ben büyücü oynamayı seviyorum.” ya da benim gibi “Stealth iyidir Skyrim’de de yapıyordum” diyorsanız bu oyun sizi hayal kırıklığına uğratmak üzere yapılmış. Bölümler tamamen dümdüz tasarlandığından gizlilik ile oynama şansınız bulunmuyor. Büyücü kısmı ise oyunun başında kapalı olduğundan bu alana yönelmek imkansız, zaten bölüm tasarımları da sizi yakın dövüşe zorluyor. Yetenek ağacının böyle çeşitli olması oyunu zorlaştırmaktan başka bir işe yaramamış.

Tam 10 farklı ekipman!

Yanlış duymadınız, oyunda neredeyse 10 adet farklı ekipman bulunuyor. 2012 yapımı Borderlands 2 oyununda 17,000,000 farklı silah, Torchlight 2’de binlerce eşya, Diablo 3’te çeşit çeşit set bulunmasına rağmen 2013 yılında çıkmış bir oyunda 10’u bulmayan farklı ekipman sayısı gözlerimi yaşarttı. Oyun 2 GB boyutu ile beni korkutmuştu zaten, ancak bu kadarını da beklemiyordum. Tekrar tekrar kullanılmış texture paketlerinin yanında üzerinde en ufak uğraş gösterilmemiş bir ekipman sistemi için daha büyük bir boyuta gerek duymamışlardır zaten.

mars_war_logs

Mükemmel crafting systemi(!)ne gelecek olursak, oyunda canınınız yükselten health kit ve fluid(mana-büyü puanı)’nınızı yükselten kit’ten başka üretilebilecek birşey bulunmuyor. Elinizde bulunan tek silah olan nail-gun (çivi silahı) için mermi de üretebiliyorsunuz ancak bunun da çok crafting ile alakası olduğu söylenemez. Ekipmanlar için upgrade(yükseltme) seçeneği de mevcut. Upgrade kısmında çeşitli seçenekler var, ancak statlar(değerler) arasında hiç çeşit olmadığı için silaha hasar, zırha korunma etkisi veriyorsunuz ve bu oldukça sıradan olmuş.

mars war logs weapon

Oyunda materyalleri elde etmek için haritada sürekli karşılaştığınız kutuları veya savaştığınız insanların üstlerini arıyorsunuz. Burada karşınıza çok can sıkıcı bir animasyon çıkıyor, ve bu kısım hızlandırılmıyor. Yani oyunda her savaş sonrası veya yeni alana girdiğinizde 1 dakikaya yakın ekranda bir şeylere tıklayarak vakit geçiriyorsunuz. Bunun yanında insanları öldürdükten sonra kan serumlarını almanız gerekiyor ve bu serumlar ile alışveriş yapıyorsunuz(!). Senaryo zaten garipti, ekipmana karışmasaydınız be kardeşim!

Oynamamak için Mars’a kadar kaçarım

Kısaca, Focus firması RPG oyunu yapmak istemiş, ama bütçenin neredeyse tamamını trailer videolarına harcamış. Senaryoyu yazan ekip ise fazlaca bilim kurgu filmi seyretmiş ve oradan buradan bulduğu fikirleri yansıtmış. Oyun motoru Sony’den alınmış, birkaç texture ekleyerek bu iş hallolur diye düşünülmüş. Game designer arkadaş senaryo ekibinden bi hayli alakasız olduğunu göstermek için oyuna silah olarak metal boru, levye, çivi silahı gibi milattan önceden kalan silahlar yerleştirmiş, uyuşturucu kaçakçıları, mutantlar vs gibi absürd karakterler eklemiş. Karakter seslendirmesi ve ara videolar güzel hazırlanmış olsa da oyunun ilginç olduğu gerçeği değişmiyor. Sonuç olarak bu oyun olmamış efendim, neresinden tutsak elimizde kalıyor. RPG türünden nefret etmek istemiyorsanız bu oyundan uzak durun derim. Bu ağır ama bir o kadar da doğru eleştirilerile yazımı sonlandırıyorum. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere. : )

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir