Albert ve Otto: Macera Başlıyor!

Eskilerden kim kaldı ki?

Efsane platform oyunlarından olan LIMBO‘yu çoğunuz hatırlayacaktır. Küçük bir çocuğun ormandan kaçma mücadelesine şahit oluyor, koca örümcekler ve daha nice canavarların bulunduğu bu ormanda siyah beyaz bir yolculuğa çıkıyorduk. Son nesil bir grafik motoru, mükemmel rendering ve smooth texturelar, saatler süren yan görevler, milyonlarca karakter ve silah bulunmasa da ormandan kaçmaya çalışan küçük bir çocuk vardı ve biz onu çok sevmiştik, hatta kendi kardeşimiz gibi benimsemiştik. Uzun emekler sonrası çözdüğümüz bulmacalar aklımıza kazınmıştı artık. Eskileri bir kenara bırakalım ve o güzel atmosferi yakalamaya çalışan yepyeni bir oyuna göz atalım: Albert and Otto: The Adventure Begins.

Albert, Otto ve Almanlar!

“Albert’in en sevdiği, kayboldu bir gece,

Suçlandı gölgeler, kimse göremeyince.”

Oyunun açılışındaki bu dizeler, kahramanımız Albert’in başından geçen hazin olayı anlatıyor. Sevdiği kızın gözleri önünde karanlıklar tarafından kaçırılmasını gören kahramanımız kendini büyük bir yolculuğun içerisinde buluyor. Yolda karşılaşacağı birçok engeli düşünmeden başlıyor büyük bir maceraya. Bu maceraya yalnız Albert ile sınırlı kalmıyor, Albert’in sihirli tavşanı olan Otto da elektriksel güçleriyle sahibine yardım ediyor.  Pokemon serisinden Ash – Pikachu samimiyetini bize yaşatmayı başaran bu ikilinin yolculuklarına eşlik ediyoruz ve zorlu bulmacalarda onlara yardımcı oluyoruz.

Albert Otto

Albert ile başladığımız maceramızda kısa süre geçmeden sevimli tavşan Otto’yu gölgelerden kurtarıyoruz. Otto’yu kurtardıktan sonra çifte zıplama özelliğine ve elektriği kontrol etme yeteneğine sahip oluyoruz, ve bu aşamadan sonra bulmacalar bir hayli zorlaşıyor. Oyunda Platform ve Bulmaca türlerinin ikisini de çok başarılı bir şekilde harmanlamış. Bulmacaları çözerken hızlı bir şekilde hareket edip zamanla da yarışmamız gerekiyor. Açtığımız bir tünelden düşen kayalar veya beklemediğimiz bir anda gelen kargalar oyunun sonu olabiliyor.

Albert OttoSiyah beyaz grafikleri ve sevimli çizimleri ile oyunun LIMBO gibi minimalistik bir düzene özendiği çok açık. Genelde ormanlar içerisinde ilerliyor olmamız da bu benzerliği doğruluyor. Ancak, oyunda ilerledikçe Nazi dönemi Almanya’sına ait işaretlere ve yapılara rastlıyoruz. Oyun çok basit gibi görünse de bu tür ayrıntılar ile derin bir hale getirilmiş ve bu durum oyuna çok farklı bir bakış açısı getirebiliyor.

Tesla görse gurur duyardı

Oyundaki en önemli kaynağımız elektrik. Otto’nun güçleri sayesinde elektrik ile çalışmayan makinelere güç verebiliyoruz veya nesneleri hareket ettirebiliyoruz. Otto’nun marifetleri sadece bunlarla sınırlı kalmıyor, zıplama güçlerini de elektrikten almış bu sevimli tavşan sayesinde çifte zıplama(double jump) özelliğine sahip oluyoruz. Bazı görevler içerisinde Otto’dan ayrılmamız gerekiyor ve çift zıplama özelliği olmadan platform kısımlarında fazlasıyla zorlanıyoruz.

AlbertandOtto_Mekanikler

Oyunda ilerlerken karşımıza çıkan posta kutularından aldığımız mektuplar görevimiz hakkında bizi bilgilendiriyor. Bunun yanında, oyunun çeşitli yerlerine gizlenmiş olan fotoğraf parçalarını toplayarak oyun sonunda gizli bir fotoğrafa ulaşma şansımız bulunuyor. Oyunu oynarken bu parçaların hepsini bulamadım diye üzülmeyin, oyuna tekrardan başlayarak tüm parçalara ulaşabilirsiniz.

Ejderha adam mıdır hocam?*

Platform kısmı güzel olsa da oyunun en göze çarpan kısmı zekice düşünülmüş bulmacaları. Kimi zaman normal bir şekilde mekanik kapıları açmaya çalışıyorken, kimi zaman ise işler çığırından çıkıyor ve üzerimize ateş püsküren ejderhanın ağzına bir koyun tıkıyoruz(Evet çok ciddiyim!). Bu kadar aksiyonun yanında bir anda ekranın köşesinde beliren ve bizi kaçırmaya çalışan kargalarla da mücadele etmemiz gerekiyor.

Albert Otto Ejderha

Oyun çok uzun olmasa da boss yani bölüm sonu canavarı kısmı es geçilmemiş. Karakterimiz silah kullanabilse de bölüm sonu canavarları silahla öldürülecek kadar basit yapılmamış. Bu canavarlar için özel yapılmış bulmacaları çözmemiz ve onların saldırılarına karşı aktif hareket etmemiz gerekiyor. Bu durum oyunu diğerler platform oyunlarından ayırmış ve bu türe yepyeni özellikler katmış.

Kol bozuk

Minimalistik grafikleri göz dolduruyor, karakterleri çok samimi geliyor, müzikleri ile insanı duygulandırıyor olsa da oyunun en kötü yanını açıklıyorum: Klavye kontrolleri. Platform teması olan böyle bir oyunda kontrollerin ne kadar önemli olduğu belli, ama maalesef klavye kontrolleri bizi yarıda bırakıyor. Oyunun diğer kötü yanı ise,ara kayıtların (checkpoint) çok seyrek ayarlanmış olması. Bu iki durum birleşince bazı noktalarda oyun işkence durumuna geçiyor. Bu kısmı da geçtim derken ufak bir el çarpması ile karakteriniz suya düşüyor ve en başa dönüyorsunuz.

4

Kontrol problemleri ile bazı noktalarda insanı bezdirse de, mükemmel çizimleri ve yenilikçi bulmaca tarzı ile oyunu kesinlikle tavsiye ediyorum. Başladıktan sonra zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağınız bir oyun. Önceden LIMBO oynamış ve tadı damağında kalmış arkadaşlar için ise nostalji değeri olarak paha biçilemez bir değer taşıdığını söyleyebilirim. PC için  Albert and Otto’ya Steam üzerinden ulaşabilir ve satın alabilirsiniz. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Like

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir