Ton 26: Belle and Sebastian

Merhabalar,

Bu dönem gaza gelip aldığım on bir dersin on bir vizesine girip de rahatladıktan sonra sonunda yazmaya fırsat bulabildim! Siz bunları okurken, ben kış uykusuna yatmış olacağım. Yani, en azından finallere kadar.  Bu uykudan uyanmama yardımcım tabii ki yine müzik olacak ve ben bu aralar kafayı taktığım bir gruptan bahsetmek istiyorum sizlere: Belle and Sebastian.

stuart-murdoch-interview-belle-sebastian-1

Bu güzide grubumuz neredeyse yirmi senedir müzik piyasasında ve gerçekten güzel işlere imza atmış. Toplamda 9 stüdyo albümleri bulunan bu grubun en son albümüme de bu sene kavuştuk. Eski şarkıları da yeni şarkıları da gerçekten şahane oranda bir mutluluk-hüzün karışımı içeriyor. ‘Indie pop-rock’ olarak kategorilendirebileceğimiz şarkılar insana “ay ne tatlı” dedirten cinsten (ben diyorum en azından). Mesela benim favorilerimden biri “I’m a Cuckoo”.

Bir hafta önce ülkemizde konser veren grubun canlı performansı da gayet eğlenceliydi. Bizim keyifli bir buçuk saat geçirmemize vesile olan grubun ismi de Fransa’da 60lı yıllarda popüler olan bir çocuk kitabı “A Boy Sebastien And His Pyrenees Mountain Dog Belle”den geliyormuş. İçimde dokuz albümlerine tek tek değinip sayfalarca yazı yazma isteği oluşturan bu sevimli insanların bütün şarkılarını dinlemenizi tavsiye ediyorum. Biraz fazla zaman ayrılması gereken gruplardan. Zamanı olmayan için buraya bir tavsiye daha bırakıyorum.

Bu da son albümden dans bonusu olsun!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

Saliha Güntekin

Mühendislik terk, Sosyoloji öğrencisi

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir