Giden Günlerim Oldu

header

Geçtiğimiz bir buçuk aylık süre zarfında banyoda giyinik bir şekilde ağlayarak giden günlerim oldu söyleyenler kervanına katılacaktım ki tatile girdim ve biraz olsun kendime gelebildim. Final döneminden önceki haftaya kadar süren vizeler mi dersin, bitmek bilmeyen ev derdi mi dersin, soğuk havalar mı dersin, ekonomik çöküntü mü dersin hepsi arka arkaya geldi. Bütün bunlar olurken her bölümünü kahakahalarla ve gözyaşlarıyla izlediğim Newsroom’un, izlediğim çizgi diziler arasında birinci sıraya; tüm diziler arasında ilk beşe koyacağım Avatar serisinin ikinci hikayesi olan The Legend of Korra’nın ve ilk filmine on üç yıl önce annemin zoruyla gittiğim serinin son filmi olan The Hobbit: The Battle of the Five Armies ile Middle Earth’ hikayesinin son bulması yüzünden bir süre dibe vurmuşluğun zirvesinde, katatonik bir şekilde duvarlara baktım. Herbirine öylesine bağlanmışım ki pazartesi ve cuma günlerinin benim için bir anlamı yok artık. Hiçbir filmin fragmanında Tolkien’in hikayelerinde heyecanlandığım kadar heyecanlanamayacağım. Her ne kadar hobbit serisinin her bir filminde hayal kırılığına uğrasam da bir dünyayı okumak ile görmek arasında fark vardır, hikaye istediğim gibi olmasa da görmek ayrı bir haz veriyordu. Bunda çok başarılı bir şekilde yapılmış castingin de etkisi var tabii. Cate Blanchett ve Ian McKellen’ın her sahnesinde tüylerimin diken diken olmadığını ve gözlerimin dolmadığını söylersem yalan söylemiş olurum. (Son filmdeki Dol Guldur sahnesinde nasıl helak olduğumu tahmin edersiniz.) Harika bir serinin bitişi anısına bu yazımda Avatar serisinden (spoiler vermeden) bahsedeceğim.

Su. Toprak. Ateş. Hava. Uzun zaman önce, dört ulus birlikte uyum içinde yaşadı; ama ateş Ulusununsaldırmasıyla her şey değişti. Yalnızca Avatar, dört elementin ustası, onları durdurabilirdi. Fakat dünyanın ona en çok muhtaç olduğu zaman, ortadan kayboldu. Bir asırdan beridir onu gören kimse çıkmadı. Ta ki ağabeyimle beraber onu bulana dek, Avatar, Aang adında bir hava-bükücüyü. Hava-bükme becerilerinin harika olmasına rağmen birilerini kurtarmadan önce öğrenmesi gereken çok şey var. Ateş Ulusu, Aang’i dört elemente hükmetmeden önce yakalamak için her şeyi yapacaktır. Bu yüzden ona, kaderiyle yüzleşmeye hazır olana kadar göz kulak olmalıyım. Ağabeyim çıldırdığımı düşünüyor. Fakat ben Aang’in dünyayı kurtarabileceğine inanıyorum.

Son dört Avatar: Koyshi, Roku, Aang ve Korra

Su, Toprak ve Ateş adındaki üç kitaptan ve 61 bölümden oluşan ilk seri Avatar Aang’in su bükücü Katara ve bükücü olmayan abisi Sokka’nın şans eseri bir buz kütlesi içinde yüz yıl kaldıktan sonra bulunmasını, olgunlaşma sürecini ve sırasıyla su, toprak ve ateş bükmeyi öğrenmesini anlatıyor. Yer yer çocuksu, yer yer yetişkin bir karakter olan Aang, karşısına çıkan sorunları kıvrak zekası ve biraz da şansı ile çözüyor.

Aangden sonraki avatar olan Korra’nın hikayesini anlatan ikinci seri ise ilk seriye göre nispeten daha farklı. Hikayenin her bir sezonunda farklı bir düşmanla yüzleşen Korra benim nezdimde Aang’inkinden biraz daha azılı düşmanlar ile yüzleşiyor. İlk sezonda bükücüleri etkisiz hale getirme konusunda profosyonel olan eşitlikçilerle, ikinci sezonda kafasını ruhlar alemiyle bozmuş muhafazakar biriyle, üçüncü sezonda her biri birbirinden yetenekli olan özgürlük peşindeki dört eşsiz bükücü ile, son sezonda ise faşist bir lider ile yüzleşmek zorunda kalan hanım kızımızın başına gelmeyen kalmıyor. Korra’nın 18 yaşında bir ergen olması işleri hiç kolaylaştırmıyor tabii. Olgunlaşma konusunda Aang’den çok daha uzun bir yolu olan Korra, bazen izleyiciyi dikbaşlılığı ve öfkesi sebebiyle bıktırabiliyor. Ama öte yandan bu öfke dolayısıyla şiddete başvurmaya çekinmeyen Korra, bol bol dövüş görmek isteyen izleyiciyi yer yer tatmin ediyor. İlk seri ile arasında yaklaşık 80 yıl olan bu seride teknoloji de biraz biraz ilerlemiş durumda ve bu durum bir çok izleyicinin sinirini bozabiliyor.

Korra Avatar halindeyken.

Yazımın sonunda yine bir kaç tavsiye bırakarak gidiyorum.

DİNLEMELİK:

iamamiwhoami_BLUE

Iamamiwhoami – Blue

MS MR – Secondhand Rapture

Blonde Redhead – 23   

Blonde Redhead – 23

 

OKUMALIK: Patrick Rothfuss’tan Kralkatili Güncesi serisi.

ruzgarin-adi-banner-700x250

 

 

 

 

GİTMELİK: 12-22 Şubat 2014 tarihinde gerçekleşecek olan !f.

İZLEMELİK: Downton Abbey, New Girl. (Dizi)

Like

Kıvanç Süngü

Nefretçiler nefret edecek.

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir