Hata Ayıklayıcısı ile Interrail’da Hayatta Kalmak

1

Herkese tekrardan merhabalar,
Bu yazımda özellikle üniversiteli gençler arasında yeni moda olan Interrail hakkında çok sık karşılaşılan sorular ve merak edilenlere yer vereceğim. Interrail nedir bilmeyen arkadaşlar için öncelikle biraz açıklayalım. Interrail 1980’lerden beri faaliyetini sürdürmekte olan ve özellikle gençlerin diğer ülkeleri de gezip görmesini amaçlayan çoğunluğunu Schengen ülkelerinin oluşturduğu 30 ülkede geçerli olan (Türkiye dahil) ve aldığınız biletin türüne göre o ülkelerdeki trenleri ücretsiz ya da çok cüzi miktarlar ödeyerek kullanabildiğiniz bir yapılanmadır. Kısaca 30 ülkede geçerli tren bileti diyebiliriz yani. Özellikle gençlere yönelik Interrail’de 26 yaş altı gençler için bilet fiyatları daha da düşüyor. Bir de arada fark ettiyseniz ‘aldığınız biletin türü’ gibi bir ibare kullandım. O zaman Interrail biletinin türlerinden de bahsedelim. Interrail biletleri ‘1 Country Pass’ ve ‘Global Pass’ olmak üzere iki çeşittir. İsimlerinden de anlaşılacağı üzere ilki sadece seçtiğiniz bir ülkede geçerli iken diğeri 30 ülkenin hepsinde geçerlidir. (Bileti aldığınız ülke dışında.) İlk bilette de Almanya ve Slovakya’nın bilet fiyatları aynı olmuyor haliyle. Ülkeleri 5 gruba ayırmışlar ve her bir grup için alınacak bilet fiyatı değişiyor. Global Pass de içinde kollara ayrılıyor yine. 10 gün içinde 5 gün, 22 gün içinde 10 gün, sürekli geçerli 15,22,30 gün olmak üzere 5 çeşit global pass çeşitleri var. Bunlar da adından anlaşılacağı üzere sınırlı olan ya da sınırsız olan biletler. Sınırlı biletlerin olayı da biraz karışık. Şöyle açıklayayım size, diyelim ki öğlen seyahat ettiniz problem yok. Ancak akşam 19.00’dan sonra yapılan seyahatler eğer ertesi günün tarihinde biterse ertesi güne yazılıyor, ancak o gün içerisinde biterse o günde kalıyor. Bunları takip etmek ve yolculuğu buna göre şekillendirmek açıkçası biraz zor. Bunun için bir tüyo da hali hazırda mevcut. Söylenene göre (ben yapmadım, benim biletim ‘Global Pass’ti) bileti kullandığınıza dair bilgileri çoğu trendeki görevliler doldurmaya üşendiği için size doldurtuyorlarmış. Eğer siz yanınıza silinebilir tükenmez kalem alırsanız görevli oradan ayrıldıktan sonra o yazıyı silebilir ve o günü kullanmamış gibi sayılabilirsiniz. Gelgelelim, eğer trendeki görevli doldurmak isterse o zaman vay halinize. Benim çevremde bu riske girmiş olan biri yok. Bu bir şehir efsanesi gibi ağızdan ağıza yayıldığı için ben de size aktarmak istedim. Ama bana sorarsanız en temiz ve kesin çözüm sınırsız bilet almaktır. Çünkü istediğiniz zaman bir şehirden sıkıldığınızda atlayıp başka bir şehre gidebiliyorsunuz. Mesela biz öğlen Venedik’i gezdikten sonra ona yakın olan bir şehir olan Verona’ya akşam kalmaya gitmiştik. Öbür türlü böyle bir rahatlıktan mahrum kalabilirdik. O yüzden dediğim gibi bence biraz fazla para verip sınırsız bilet almak en güzeli.

Yazımın daha başlarındayken kafasında Interrail’e gitmekle ilgili kaygıları olan arkadaşlar için birkaç şey söylemek istiyorum. Bir arkadaşım daha dün bana bir soru sordu ‘Ben daha önce yurt dışına hiç çıkmadım. Sence ilk deneyimimde Interrail’e mi gitmeliyim yoksa tur mu yapmalıyım?’ diye. Ben de ona dedim ki ‘Ben Interrail’den önce bırak yurt dışına çıkmayı uçağa bile binmemiştim. Gel gör ki şimdi gezmekten kendimi alamaz oldum.’ Gerçekten de öyle. Interrail’de geçirilen o zaman size gerçekten o kadar çok şey kazandırıyor ki, saymakla bitmez. En önemlisi Dünya’da gezilip görülecek o kadar çok güzel yerler var ki. Hayatını 100 km2’lik bir alana hapsetmemek gerekir. Ben Interrail’e gidip geldikten sonra sırt çantam ve çadırımla beraber Türkiye’yi gezmeye karar verdim. İlk başta Eskişehir’e, daha sonra İzmir’e ve ardından Ayvalık’a giderek oralarda çadırda kaldım. Bu daha önce çok nadir İstanbul dışında çıkan biri için inanılmaz bir değişim. Tur daha çok bilgi tembeli emekli kesime hitap eden bir olaydır. Bir rehber size ilginç gelebilecek birkaç bilgi ile size herkesin gezdiği yerleri size kaybolma riski tanımadan bir kalabalık halinde gezdirir. Çok bilgi alırsınız belki ama şehri tanıma noktasında eksik kalırsınız bence. Çünkü Interrail’de şehri kendiniz tanırsınız. Akşam çıkarsınız sokak sokak dolaşarak gidecek yer ararsınız. Karşınıza çok ilginç bir yer çıkar ve orayı gezersiniz. Bu olay bana daha cazip geliyor. Interrail’i üniversiteden sonra yapma şansınız gittikçe zorlaşıyor bence. Ama turu hayatınızın her anında yapabilirsiniz. Yazının ilerleyen bölümlerinde Interrail’in başka güzelliklerinden de bahsedeceğim. O zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız zaten.

Şimdi biraz kendi Interrail’e gitme sürecimden bahsederek yazıya devam etmek istiyorum. Ben üniversiteye girdiğim ilk günden beri Interrail yapmayı kafasına koymuş biriydim. Gideceğim o yaban ellere dedim hep kendi kendime. Sevdiği kıza kavuşmak için gurbete çalışmaya giden İlyas Salman gibi işten işe koşturdum ve en sonunda gereken parayı ailemin de desteğiyle biriktirdim ve yola çıkmak için gereken en büyük sorunu aştım. Bu sırada yola çıkarken benimle gelecek olan liseden iki arkadaşımı da bu yola çıkardım. Üç kişi kafa kafaya vererek öncelikle rotamıza karar verdik. Bu aşamadaki en büyük sorun nereden başlayıp nerede bitireceğiniz. Çünkü biz Türkiye’den trenle çıkıp Türkiye’ye trenle geri dönme eğilimindeydik. Sonradan öğrendik ki o iş öyle olmuyormuş. Yunanistan tren yollarını kapamış mıymış nolmuşsa (Trollemişler de olabilirler bizi ben hala inanmıyorum bu olaya.) Türkiye’den trenle gidip gelinmiyormuş. Daha sonra ne oldu bu olay gerçekten hiç bilmiyorum; ama aklınızda bulunsun diye söylüyorum. Interrail biletiniz Türkiye’de geçmiyor. Bu yüzden eğer trenle çıkıp geri gelme planınız varsa ekstra 15 Euro gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor.

Bilet olarak, 22 günlük trenleri sınırsız kullanma hakkı sağlayan bilet almaya karar verdik. Bu noktada size bileti nereden alabileceğinizi söylemek lazım. Bileti TCDD’den alabilirsiniz. Ama bence Taksim’de Galatasaray Lisesi’nin karşısında ki GençTur’dan almalısınız. Fiyat olarak bir fark yok. Aynı şekilde aynı ücret tahsil ediliyor ikisinde de. Ancak Gençtur’dan alınan biletin dışında size harita, Interrail hakkında bilmeniz gerekenler ve Kutupayısı’nda %25 indirim sağlanıyor. Ayrıca Gençtur’un Interrail hakkında bir mail grubu var. Eğer oradaki gözlüklü abiden rica ederseniz sizi o mail grubuna alıyor. Bunun dışında her türlü bilgiyi kendisinden temin edebiliyorsunuz. Hem de diğer yurtdışı ya da eğitim fırsatlarından haberdar olabiliyorsunuz. Bunların hepsi gayet güzel şeyler.

Bu aşamada rotamıza zaten karar vermiştik. 22 gün içerisinde mümkün olduğunca çok şehir görmek istiyorduk. Zaten müze gezmeyi seven insanlar değildik. O yüzden şehrin güzelliklerini görmek yeterdi bize. Başlangıç ve bitiş noktası olarak nereden ucuz uçak bileti bulursak rotayı oraya göre düzenleme seçeneğini kullandık. Bulduğumuz ucuz uçak biletleri İstanbul’dan Roma’ya ve Münih’ten İstanbul’a şeklindeydi. Bulabileceğiniz en güzel uçak biletleri denebilir bunlar için. Çünkü Roma İtalya’nın ortalarında kalıyor ve Münih de bitirmek için çok ideal bir noktada.

Birlikte gideceğimiz bir arkadaşımızın abisi İtalya’da Bologna’da Erasmus yaptığından İtalya’da hangi şehirlere gidilir ve hangi şehirde nerede pizza yenir gayet iyi biliyordu. Bu yüzden biraz şanslıydık. Bize Napoli’ye uğramamızı tavsiye etti. Biz de rotamıza Napoli’yi de ekledik. Roma’nın güneyinde kalmasına rağmen FRECCIAROSSA yani İtalya’nın hızlı treni ile çabucak gidilebilecek bir yerdeydi. İyi ki de gitmişiz dediğimiz yerlerden biriydi. Bunun dışında gezdiğimiz şehirler sırasıyla; Roma-Napoli-Floransa-Pisa-Nice-Milano-Frankfurt-Brüksel-Amsterdam-Rotterdam-Berlin-Prag-Viyana-Bratislava-Budapeşte-Venedik-Verona-Nürnberg-Münih.

2

Giderken Pegasus’tan aldığımız uçak bileti ile Roma’ya dönüşte ise THY ile Münih’ten tekrar İstanbul’a geri dönüş yapacaktık. Bu noktada da size bir şehir efsanesinden bahsetmek istiyorum. Aslında ben bunu kendi gözlerimle gördüğüm için şehir efsanesi diyemem. Gerçek bir olay. (%1000 Facebook onaylı gibi oldu ama idare edin.) Havayolları şirketleri size kazık atıyor arkadaşlar. Evet, doğru duydunuz. Uçakla bir yere gitme planı yapan herkesin başına gelmiştir bu olay. Siz Roma’ya gitmek istiyorsunuz. İstanbul’dan Roma’ya giden uçak biletlerine bakıyorsunuz. İlk başta 10 para olan bu uçak bileti bir sonraki bakışınızda birden 15 paraya fırlıyor. Siz ‘eyvah, ücret yükseliyor hemen almam lazım’ derken başka bir bilgisayarda başka birine fiyat hala 10 para olarak gösterilmektedir. Çünkü şirket sizin daha önceden Roma’ya bilet baktığınızı internet kayıtlarınızdan (cookie’ler) biliyor ve buna göre bir fiyat yükseltme politikası uyguluyor. Bu yüzden her ihtimale karşı bilet almadan önce cookie’lerinizi temizleyin veya başka bir bilgisayardan alın biletinizi. Kimsenin kazıklanmasını istemem ben burada.

(BURADAN SONRAKİ KISIMLARI LÜTFEN YEŞİL PASAPORTA SAHİP ARKADAŞLAR OKUMASIN.)

Evet, yeşil pasaportlular, eğer hala okuyorsanız bu yazıyı gözlerinizin içi parlamaya başlamış ve alaycı bakışlarla kahkahanızı patlatmaya hazırsınızdır. Sizin en sevdiğiniz kısım olan VİZE alma işkencesi kısmına geldik. Siz tabii ne bilirsiniz iData’ya gitmek için metroda Taksim’de mi yoksa Osmanbey’de mi insem kararsızlığını yaşayıp daha sonra her iki tarafa da uzak olduğunu öğrenip sürüne sürüne yürümeyi, iDATA’da sırada beklemeyi, Sıra gelince belgelerin eksik olduğunu öğrenmeyi… Bunlar hep bize zorluk, hep vize zorluğu. Siz hadi bir sonraki paragrafa geçin buraları okumayın. Siz yeşil pasaportu olmayan gariban yoldaşlarım. Devlette bir yakını olmadığı için bu işkenceyi çekmeye mahkûm kardeşlerim. Bu zorlu yolculukta iData’daki İtalyanca konuşan ablalar, teyzeler sizinle olsun. Bu kısım cidden bana çok zor gelmişti. Rotanızı yaptınız biletinizi aldınız geri de döneceksiniz ama inanmıyorlar ki size. Sanıyorlar ki Roma’yı yakmak istiyorsunuz.

3

Vize başvurusu için ben iData dedim ancak başvuru yapmadan önce dikkat etmeniz gereken teorik bir konu var ki o da vizenizi alacağınız yerin ya ilk gideceğiniz ya da en çok kalacağınız ülke olması gerekiyor. Yani Schengen ülkelerinden herhangi birine gidip ben buradan vize almak istiyorum diyemezsiniz. Ancak bu olay teorik bir olaydır. Yine de dikkat etmekte fayda var. Eğer İtalya’dan vize almaya karar verdiyseniz başvurunuzu Osmanbey’deki iData adlı vize danışmanlık şirketine başvurmalısınız. Aslında İtalya’dan vize almak, hele ki Interrail için vize almak çok kolay. Tek kötü olay kendi paranızla gitmek istediğinizde buna izin vermemeleri. Ben bundan çok yakındım. Bir banka hesabında belli bir miktar para istiyorlar. Bu banka hesabının sahibi sizin akrabanız olmalı ve bunu bir şekilde ispatlamalısınız. Mesela bu kişi babanızsa kimlikte adı yazdığı için sorun yok. Bu kişi amcanızsa babanıza ait bir tam vukuatlı nüfus kayıt örneğinde hem sizin hem de amcanızın adı yazacağı için böyle de kanıtlamış olmanız gerekiyor. Sonra bu kişinin size sponsor olacağına dair bir dilekçe yazması gerekiyor. Bu dilekçe de yazıldıktan sonra eğer o kişi çalışıyor ise maaş bordrosu gerekiyor. Eğer işyeri sahibi ise yandınız. Faaliyet raporu, vergi levhası gibi değişik istekleri oluyor İtalyan konsolosluğunun sizden. Bunları da hallettikten sonra, sizden tatiliniz boyunca hangi gün hangi şehirde ve nerede kalacağınızı belgelemeniz gerekiyor. İşte bu kısımda booking.com ile tanışıyorsunuz. Booking.com sitesinde her gün kalacağınız şehirde bir yer arıyorsunuz ve ücretsiz iptal edilebilen hostellerden yer ayırtıyorsunuz. Yazıcıdan çıktınızı alıyorsunuz. Sonra vize için alınan ücreti ve iData’nın aldığı komisyonu (ben alırken 80 TL idi) da ekledikten sonra oradaki bankodan ödemenizi yapıyorsunuz. Bunun dışında başvuru formunu da doldurduktan sonra başvuru için hazırsınız. Genelde iData’daki görevliler belgelerinizi kabul ediyorsa vizeniz çıkacak demektir. Başvurunuz ortalama 3-5 gün içinde sonuçlanır ve sonunda vizenize kavuşursunuz. Bunun dışında diğer ülkelerin vizenizi de aldıktan sonra artık İnterrail için teçhizat toplanması ve mental olarak gitmeye hazırlanma aşamasına girmeye hazırsınız demektir. Bu kısımları bu yazımızda ele alamadık. Bu yüzden bir sonraki sayımızda bunlara değinerek Interrail için tam kapsamlı bir rehber hazırlamış olacağız. Bu süre zarfında bana sorularınız olursa dergi@ituieee.com adresine sorularınızı iletebilirsiniz.

Bir sonraki sayıda görüşmek üzere kendinize iyi bakın. Bir de ‘Tek Gidin.’

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir