Hata Ayıklayıcı I

Hepinize yeniden merhaba,

Yazıma bugünlerde kafama takılan “sorumsuzluk” ve “aşırı sorumluluk almak” arasındaki benzerlikleri irdelemekle başlamak istiyorum. Sorumsuz insan görev almaktan kaçınır ya da aldığı görevleri yerine getiremez. Çevresinde ona görev verildiğinde yapmayacağı, görevden kaçacağı düşüncesiyle ona yaklaşan birçok insan birikir. Hatta bir işin kesin olarak ona yüklenmesi ve o işin yapılması gerekiyorsa, o kişiye çeşitli baskılar kurulması gerektiğini bilir işi yaptıran kişi. Gelgelelim aşırı sorumluluk alan kişi de sorumsuzca davranışlar sergileyip karşısındaki kişinin onun sorumsuz olduğunu düşünmesine sebebiyet vermiş olur. Çünkü o kadar fazla sorumluluk almıştır ve o kadar çok yapacak şey vardır ki hepsine birden yetişememeye başlar ve yetiştirilmesi gereken tarihlerden daha sonra yapabilir ancak işleri. Bu iki insan tipi de insanları bezdiren tiplerdir ve bir an önce kendini değiştirmesi gerekir o kişilerin. İşte ben de bu aralar aşırı sorumluluk aldığımı düşünüyorum. İnsanlar benim için vay be ne çok şeye koşturuyor diyorlar. Bilmedikleri şey ise neredeyse hiçbirini yapmam gereken zamanda yapamamaya başladım. Mesela şu an okuduğunuz bu yazıyı editörümüz Tuğba Özkal’a acılar çektirerek yazdım. İşte böyle bir insan olmak hiç güzel bir şey değil arkadaşlar. Siz siz olun ama böyle olmayın.

Bir önceki sayımda bahsetmiştim bu yazının genel bir konusu yok diye. Konuya girişimi o yüzden sorumluluk üzerinden yaptım. Aklıma takılan en önemli konu buydu çünkü bu aralar. Bunun dışında aklıma takılan bir diğer konu ise Kickstarter’da insanlardan para toplamayı başarabilen ilginç projeler. Gerçekten bunu çok düşünüyorum bu aralar. Adam günümüzün en revaçta olan teknolojisi 3 boyutlu yazıcıdan telefon şeklinde bir plastik çıkartıyor, ortasına bir tane ayna koyuyor (Aynen bildiğimiz dümdüz ayna.).

nophone

Sonra bunu noPhone diye Kickstarter projesi olarak koyuyor. Bu kişi 8500 $ toplayabiliyor projesi için. Dümdüz ayna için para veren insanlar mevcut bu hayatta arkadaşlar. Kafama o kadar çok takılıyor ki şu Kickstarter olayı. Bir proje bulsam da Kickstarter’a koyup parayı bulsam diye düşünüyorum her gün. Patates salatası hikâyesini de herkes duymuştur mesela. Bir arkadaş patates salatası yapmak için Kickstarter’da para toplamaya başlıyor. 10$ hedef ile başlıyor ve daha sonrasında 35.000$ gibi bir para topluyor. Bu girişimcilikten çıkıp farklı bir hal almış artık. Yine bir kampanya ise Doctor Who dizisinde Zaman Lordları’nın yaptığı, uzay zamanda istediği yere gidebilen TARDIS’i uzaya göndermek. Bunun için de 88.000$ toplanmış durumda. Ancak uzaya TARDIS’in falan gönderildiği yok daha. Keklemiş olabilirler milleti. Anlayacağınız, saçma bir fikriniz varsa bu fikri Kickstarter’a koyun. Büyük ihtimal güzel bir para toplarsınız. Günlerim bu projeleri düşünmekle geçiyor benim mesela. Ancak henüz bir proje bulabilmiş değilim.

Bu kadar girişimci hikâyesinden bahsetmişken sizlere biraz da faydalı bilgi olmasından mütevellit tanıdığım bir kişiden bahsetmek istiyorum. Kendisi Cem Soysal. (Twitter’da beni takip ediyor kendisi.) İTÜ İnşaat Mühendisliği’nden mezun. Bir süre Vestel’de yöneticilik yaptıktan sonra şu anda KOÇ Holding bünyesindeki Inventram firmasının yöneticiliğini yapıyor. Aynı zamanda kendisi bir Business Angel. Yani girişimci olan arkadaşlara, start-up kurmaya hevesli insanlara, fikirlerini hayata geçirmek isteyen ileriyi görebilen kişilere destek sağlıyorlar. Burada tabii ki duygusal bir destekten bahsetmiyoruz. Bahsettiğim Business Angel olayı da kendi bulduğu bir şey değil. Dünyada ve ülkemizde zaten olan bir şey. Girişimcilere böyle destek sağlayan biri zaten benim için her zaman bir melektir. Diğer insanlar da böyle düşünmüş ve bu ismi vermişler bu kişilere. Bir seminerde tanıştığım Cem Bey kendi idollerinden bahsetmişti o seminerde. O seminer hala benim için çok önemli bir yere sahiptir. Ben orada çok değerli ve kalıcı bilgiler öğrendim. Burada uzun uzun yazmak istemiyorum ama bu yazıyı okuyan siz değerli insanlardan rica ediyorum lütfen Elon Musk, Mark Cuban ve Richard Branson’ın hikâyelerini araştırın. Zeki insanların hayatta nasıl davrandıklarını anlamınızı sağlayan çok güzel hayat hikâyelerine sahip her üçü de. Hayattaki her şeyi fırsata çevirmeyi bilirseniz hayat size de daha anlamlı ve yaşanılası gelecektir.

Fark ettiğiniz üzere biraz girişimcilik ruhuna da sahibim. Girişimcilikle ilgili de okulumuzda çok sayıda faaliyet olması beni daha da cezbediyor bu konuda. Mesela ARIÇEKİRDEK etkinliği yeni fikirleri olan insanlara bu fikirlerini hayata geçirme fırsatı sunuyor. Onları yatırımcılarla buluşturup gerekli olan paranın hepsini olmasa da bir kısmını sunması çok güzel bir şey. Yine okulumuzda yeni açılan bir merkez var. “İTÜ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi” adı altında açılan bu merkez ile Mustafa İnan Kütüphanesi’nin içerisinde bulunan ve kullanılmayan bir yeri insanlar için fırsatlar sunan bir yer haline getirmişler. Burada girişimci arkadaşlara çeşitli kolaylıklar sağlayıp ihtiyaç duyabilecekleri çeşitli konularda bilgilendirip bu konudaki yetkin insanlarla tanışma fırsatı veriyorlar. Ayrıca projenizi gerçekleştirmek için başka insanlarla tanışabilir ya da onların projelerinde onlara yardımcı olabilirsiniz. Böyle ortamların olduğu İTÜ bu konuda insanları teşvik ettiği sürece kim bilir belki bir gün aramızdan yeni Mark Cuban’lar yeni Elon Musk’lar çıkar.

Bu yazımda işlemeyi düşündüğüm başka bir konu daha vardı. Onu da aradan çıkarıp huzurlarınızdan ayrılacağım. FIFA15’in Google Play Store’da çıktığını gördüm. Bir de baktım ki bedava diyor. Meğerse bu Ultimate Team versiyonuymuş. FIFA14’te UT versiyonu var mıydı bilmiyorum ama oyun genel yapısıyla çok güzel olmuş. Çeşitli takımlardan oyuncular transfer edip bunları birbirleriyle uyum içerisinde oynatmaya çalışıyorsunuz. Turnuvalardan paralar kazanıp bu paralarla yeni oyuncular alıyorsunuz. Böyle böyle oyun devam ediyor. Oyun genel yapısı, grafikleri ve müzikleriyle beni esir aldı. Ayrıca Almanca öğrenmeye çalışan bendeniz Almanca spiker indirdim oradan da Almanca öğreniyorum. Bir de benim telefonum Samsung Galaxy S3 ama içinde CyanogenMod yüklü. Bu telefonumda şu ana kadar hiç kasmadı oyunum. 1GB’lık bir oyunun kasmıyor olması da beni ayrıca bir sevindirdi. Yapan yazılımcıların ellerine sağlık diyelim ve bu sayımızdaki yazımızı bitirelim.

Bir sonraki sayımızda görüşmek üzere. Hepinize iyi Kasımlar. (Kasım’da aşk başkadır unutmayın.)

Like

1 Response

  1. Yağmur dedi ki:

    Belli bir ana konunun olmaması yazıyı okudukça okuyasını getiriyor. Otobüste beklerken, yemek yerken, uyumadan önce bir şeyler karalaman yeterli. Aklına gelen her şeyi not al.

    Kendini sıkma ve yeni görevler alma benden sana tavsiye 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir