Staj Günlükleri 8: Arçelik A.Ş.

  1. Firma: Arçelik A.Ş.
    • Firma Adresi: Sütlüce Kampüsü / Merkez
    • Sektörü: Finans
    • Departman: Bütçe Raporlama ve Analiz
  2. Stajın Türü: Fiyat-Maliyet Analizi
    • Tarih: 2015 Yaz
    • Kaç İş Günü: 20
    • Hangi Bölüm, Kaçıncı Yarıyıl: Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği 8. yarıyıl
    • Nasıl Başvurdun: Firmanın kendi linki üzerinden
  3. Bu Stajdan Beklentilerin Nelerdi ve Bunlar Karşılandı mı: Şirketin genel yapısını, çalışan profilini, mümkünse alınan ücretleri ve yan hakları; kısacası çalışanların memnuniyetini öğrenmeyi bekliyordum. Bunların yanı sıra finans bölümünde bir çalışanın günlük hayatının nasıl geçtiğini neler ile uğraştığını, kendim için ise bu alanda bir kariyer hedefliyor muyum, eğer böyle bir hedefim varsa beni bir adım ileriye taşıyacak şeyler neler olabilir, neler öğrenmem gerekir, bunları öğrenmek istiyordum. Alınan ücretler piyasadaki genele göre iyi bu sebeple genel olarak çalışanlar aldıkları ücretten memnun ama stajyerlere ücret verilmiyor. Servis ağı yeterince geniş değil, İstinye’den ulaşım için imkanları yok, üstelik yol masrafınızı da vermiyorlar. Yemekhane servisi var bu sebeple ticket sistemi yok. Bu demek oluyor ki dışarıdan yemek isterseniz cebinizden ödersiniz. (Sorun değil zaten ne ücret verdiniz ne yol verdiniz her şeyi kendim ödemeye alıştım, onu da kendim öderim.) Kahvaltı servisi ise her departmanın girişindeki masaların üzerine konulan simit, kruvasan, muffin tipi hemen aşağısındaki divan pastanesinde önceki günden kalmış besin değeri olmayan gereksiz gıdalar ya da ücretli(!) alacağınız peynir, domates, biber gibi gerçekten birer besin değeri olan gıdaları içeren sandviçler. ( Battı balık yan gider bunları da ödeyeceğiz artık başka çare yok.) Şirketin çaycısı var o da masaları dolaşıyor. Kahvaltınız da çayınız da masanıza geliyor. Bu belki bir kesimi fazlasıyla mutlu edebilir ancak benim için fazlasıyla rahatsız edici bir olaydı, çünkü masanızdan kalkmanız için neredeyse hiçbir sebep bırakılmıyor ve ben çay istediğim zaman bir adamı arayıp çayımı getirmesini beklemek yerine, ofisimin içindeki küçük mutfağımdan çayımı almayı daha çok seviyorum. (Önceki staj yaptığım yerde her departmanın kendi küçük mutfağı vardı.) Ayrıca her sabah kahvaltı yapılabilecek bir ortak alan olması çalışanların sosyalleşmesi açısından da önemli. Çünkü kahvaltı zamanında işinizi zaten yapmıyorsunuz. O anki işiniz çayınızı içmek ve atıştırmak. Üstelik daha sabahın körü bazı departmanların ışıkları bile açılmamış insanlar o derece gözlerini alıştıramamış. Kendinizi etrafı paravanla çevrili, önünüzdeki masada bilgisayarınızın olduğu, ofis sandalyesi üzerinde elinizde bir sandviç ve çay ile buluyorsunuz. Biraz sert bir tabir olacak kimse kusura bakmasın ama; önümüze küspesi konulmuş kafesindeki at gibi tek başımıza orada ne yapıyoruz Allah aşkına. Niye kendimize ayrılmış alanda oturmuş tek başımıza tıkınıyoruz. Görüyorum karşı masada da adam tabağına eğilerek ısırıyor tek başına. Niye yani amaç ne? Aşağıda kocaman yemekhane var ki kahvaltılar orada hazırlanıyor. Bırakın herkes insin aşağıya, büyük masalarda birlikte otursunlar az muhabbet ve bir iki çay ile başlasınlar güne mutlu bir şekilde. Her neyse… Finans bölümü çalışanları fazla yoğun, mola olarak üst kattaki haliç manzaralı teras bara çıktığımızda bile tek bir sigaradan fazla durduğumuzu hatırlamıyorum. Üstelik öğle arası yemek araları resmi olarak 30dk ama bu kurala uyan hemen hemen yok gibi bir şey. Çünkü yemek sırasına girip, yemeği alıp sonra da salata bar sırasına girip, salatayı almanız ve bunları yiyerek 30 dk içinde masanıza dönmeniz çok zor. Yine harika bir tabir kullanacağım: Küçük çocuklara oynatılan hadi bakalım ilk kim bitirecek oyunundan başka bir şeye benzemiyor. Pek kolay bir iş olmasa da finans çalışanları çok yoğun oldukları için LYS’ye hazırlanırken soru çözen öğrencinin hızında yemek yiyerek iş başına döndüklerini görmedim değil. Yapılan işlerin de hemen hemen tüm gün boyunca Excel üzerinden çalışmalar olması da benim aradığım sosyalliği işe katmayan bir başka kısımdı.
  4. Sana Ne Kattı: Fizibilite çıkarma, transfer fiyatlama, maliyet analizi, tablolama ve pratik Excel uygulamalarını tüm staj dönemim boyunca yaptığım için gerçekten iyi bir tecrübe kazandığımı söyleyebilirim.
  5. Son Söz: Staja başladığınız zaman hepinizin bir staj koçu oluyor. Şirketten belki memnun kalmamış olabilirim ama o kadar iyi bir staj koçu ile çalıştım ki 20 iş günü boyunca kendi masamda değil, onun masasının yanında bir sandalyede oturarak masasını paylaştım. Yapılan her işi, atılan her adımı bana öğreten staj koçum sayesinde bir gün olsun gidip kendi masama oturacak fırsatım olmadı ve onun sayesinde yukarıda yazdığım yetkinliklere kavuşabileceğim dolu dolu bir staj dönemi geçirdim. Arçelik’in Y kuşağını anlamak konusunda çok geride kaldığını görüyorum bu sebeple kariyerime başlamak isteyeceğim yerlerden birisi, en azından şu an olmayacak ancak birlikte çalıştığım iş arkadaşlarım bir ömür boyu benim için harika insanlar olarak kalacak. Hepsine çok teşekkür ederim. Özellikle de staj koçum olan Uğur…

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir